SU YALITIMI NEDİR ?

Yazar yonetici 07/08/2018 0 Yorum

Su Yalıtımı: Binalarda su yalıtımı uygulanması gerekli olan yerlerde suyun zarar vermesinin tamamen önüne geçmek için yapılır. Temele, çatılara, duvarlara ve çevreye uygulanır. Su yalıtımsız binalarda temelden gelen su binada korozyona yol açar; bu da yapının direncini azaltır, olası bir afette binanın yıkılma riski artırır.

1. SU YALITIMI NEDİR?

Yapıların uzun ömürlü olabilmesi, sağlıklı konforlu ve güvenli bir ortam sağlayabilmesi için suyun veya nemin yapının bir kısmına veya kapsadığı hacimlere zarar vermesini önlemek amacıyla yapılan, su veya nemin ahşap, metal, taş, tuğla gibi gereçler üzerindeki olumsuz etkilerine karşı uygulanan yalıtıma “su yalıtımı” denir.

2. SU YALITIMININ AVANTAJLARI

2.1. Su Yalıtımı Yapıyı Korur. Suyun yapılara verdigi hasar, özellikle deprem tehdidinin bulundugu bölgelerde can ve mal güvenligi açısından tehdit oluşturur. Herhangi bir yoldan yapı donatısına sızan su, donarak veya kimyasal tepkimelere girerek donatının özelligini yitirmesine yol açar. Donatının özelligini yitirmesi ise dayanım gücüne ve süresine olumsuz etkilerde bulunur.

Genel olarak beton, içine gömülmüş donatı çeliğini korozyona karşı korur. Donatı betona gömülür gömülmez oluşan ince film tabakası çeliğe yapışır ve korozyona karşı dayanım oluşturur. Bu dayanım betonun yüksek alkali ortamına ve elektriksel dirence doğrudan bağlıdır. Betonun kılcal boşluklarındaki nemde bulunan iyonlar elektriksel iletkenlikte rol oynar. Yüksek elektriksel direnç de dayanıklı beton anlamına gelebilir.

Yapılardaki donatı çeliğinin korozyonuna ve bu korozyonun sürmesine neden olan 3 ana etken vardır;

1. Karbondioksit veya klorun neden olduğu reaksiyonlar sonucu donatı etrafındaki koruyucu pasivasyon tabakasının bozulması,

2. Betonun kılcal gözenekleri içinde dağılmış olan ve elektrolit görevi gören su,

3. Betonun gözeneklerinden içeri giren oksijen.

Beton üzerindeki film tabakasını bozarak donatı çeliginin korozyona ugramasına neden olan şartlardan biri karbonasyondur. Atmosferdeki karbondioksit ile betondaki çimentonun kimyasal reaksiyona girmesi, betonun büzülmesine, dolayısıyla çatlakların artmasına neden olur. Aynı zamanda betonun pH değerinin düşmesi (normal bir betonun pH değeri 12,5 -13,5 arasındadır ve bu miktar korozyonun oluşmaması için yeterlidir) ara yüzeylerdeki alkaliliğin düşmesine, mevcut koruma tabakasının da bozulmasına neden olur. Koruma tabakasının bozulmasının bir diger nedeni de klor iyonlarının varlığıdır. Sonuç olarak her iki durumda da korozyonun başaması için gerekli şartlar oluşur (pH degerinin 9’un altına düşmesi) ve süreç işlemeye başlar. Ortam şartlarının durumuna göre oluşan bir hızda, donatı yüzeyinde donatı hacminin 2.5 katı büyüklükte demir oksit oluşumları meydana gelir.

Oluşan pas, yetersiz pas payı sorunu da varsa, mevcut betonu çatlatır. Betonun dökülmesiyle beraber donatı açığa çıkar. Havayla temas nedeniyle de korozyon hızındaki artış kaçınılmaz olur.

Korozyona bağlı olarak donatı kesitinde oluşan kayıp, donatının başlangıçta tasarlanan hesap değerlerini karşılayamamasına neden olur. Bu da binanın taşıma gücü, dolayısıyla da yapı güvenliği açısından hiç istenmeyen bir durumdur. Hesap dayanımı 365 MPa olan S420b sınıfı Ø12’lik bir donatı çeliği başlangıçta 41.3 kN yük taşıyabilirken, korozyon kaynaklı donatı kesit kaybının 0.25 mm/yıl oldugu bir kabul sonucunda 5 yılın sonunda 25.9 kN, 15 yıl sonra da 5.8 kN yük taşıyabilir. Bu kosullarda donatı 24 yıl sonunda taşıma kapasitesini tamamen kaybedecektir.

2.2. Su Yalıtımı Konfor Sağlar

Toprağın nemi ve basınçsız su, yapı elemanı gözeneklerinden geçerek iç ortam yüzeyinde küflenme, siyah leke ve mantar gibi organizmaların oluşmasına neden olur. Bu yüzden iç yüzeyde bulunan ahşap gibi dogal malzemelerin çürümesine, sıvaların kabarıp dökülmesine ve perde duvarlardaki demirlerin paslanmasına neden olarak konforumuzu bozar.

Nem ve nemin yol açtığı küf mekânlarda kötü kokuların oluşmasına yol açar. Bu durum ortamda bulunan insanları rahatsız edecektir. Su yalıtımı sayesinde nemin önlenmesi, insan konforu açısından olumsuzluk oluşturan bu kötü kokuların yayılma imkanını da ortadan kaldırır.

Su yalıtımı, suyun odalarımıza damlamasını engelleyerek konforlu yapıların elde edilmesini sağlarken, bakteri, küf vb. organizmaların oluşmasını önler.

2.3. Su Yalıtımı Ekonomiye Katkıda Bulunur

Ekonomik değerleri günümüzde giderek artan yapıların uzun ömürlü olması gerekir. Bugün bir yapının kullanım ömrü yaklasık 50 yıldır. Suyun olumsuz etkileri yapıların kullanım ömrünü azaltır. Bu da ekonomik bir kayıptır. Su yalıtımıyla bu kayıp da giderilmiş olacaktır. Su yalıtımının inşaat aşamasındaki maliyeti, bina maliyetinin yaklaşık yüzde 3’üdür. Binaların sağlamlığı göz önünde bulundurulması gereken en önemli unsurdur. Buna bağlı olarak su yalıtımının sağladığı yarar, maliyetten çok daha önemlidir.

3.  SU YALITIM MALZEMELERİ

Temel olarak su geçirimsizlik sağlayan malzemelere su yalıtım malzemeleri denir. Su yalıtımında kullanılan malzemeler, kullanım alanlarına ve özelliklerine göre üç ayrı başlık altında toplanırlar.

  I. Su Yalıtım Örtüleri

  • Bitümlü örtüler: Okside Bitümlü Örtüler, Polimer Bitümlü Örtüler (APP/SBS katkılı)
  • Sentetik örtüler: PVC, EPDM, TPO, ECB/ECO, vb.

  II. Sürme Esaslı Malzemeler

  III. Yapısal Su Yalıtım Malzemeleri

4 . SU YALITIMI UYGULAMA ALANLARI

  • Teras ve Çatılarda
  • Temel ve Döşemelerde
  • Duvar ve Cephelerde
  • Özel Uygulamalarda

Su geçirimsizliğini sağlamaya yönelik yardımcı malzemeler:

  • TS 13047 (30.04.2003): Bitümlü Örtüler – Egimli Çatı Kaplama Malzemeleri Altında Kullanılan
  • TS EN 544 (14.11.2000): Bitümlü Levhalar: Mineralli veya Sentetik Takviyeli
  • TS 12349 (16.12.1997): Oluklu Levhalar ve Özel Parçalar – Organik Lifli –Bitümlü – Kiremit Altında Su Yalıtımında Kullanılan

5.1 Su yalıtımı ile ilgili yürürlükteki kurallar

  • TS 3128 (13.04.1990): Binalarda Zemin Rutubetine Karsı Yapılacak Yalıtım İçin Yapım Kuralları
  • TS 3440 (18.05.1982): Zararlı Kimyasal Etkileri Olan Su, Zemin ve Gazların Etkisinde Kalacak Betonlar _çin Yapım Kuralları
  • TS 3647 (13.11.1981): Binalarda Yeraltı Suyuna Karsı Yapılacak Yalıtımlarda Tasarım ve Yapım Kuralları
  • TS 11758–2 (23.12.2003): Polimer Bitümlü Örtüler – Su Yalıtımı İçin – Eritme Kaynağıyla Birleştirilerek Kullanılan Bölüm 2: Uygulama Kuralları

5.2 Çalısmaları devam eden mevzuat ve standartlar

  • tst EN 13707: Bitümlü Su Yalıtım Örtüleri – Çatıların Su Yalıtımında Kullanılan Taşıyıcılı Bitümlü Örtüler – Tanımlamalar Ve Özellikler
  • tst EN 13969: Bitümlü Su Yalıtım Örtüleri – Toprak Altı Ve Rutubet Yalıtım Örtüleri – Tanımlamalar Ve Özellikler
  • tst EN 13970: Bitümlü Su Yalıtım Örtüleri – Su Buharı Kontrol Örtüleri – Tanımlamalar Ve Özellikler

Bir yorum yaz