YAPILARDA TERLEME VE YOĞUŞMA

Yazar yonetici 05/11/2018 0 Yorum

YAPILARDA TERLEME VE YOĞUŞMA

Bu yazıda binalarda oluşan terleme, kararma, küflenme, damlacık oluşu hakkında biligi ve önlemleri hakkında bilgiler bulacaksınız. Makaleyi sonuna kadar okuyunuz.

Terleme ve yoğuşma, yapı malzemelerinin  içindeki yalıtım malzemesinin kimyasını bozmakta , etki ve değerini düşürmektedir.

Metalik materyaller korozyona uğrayarak pas,  ahşap gibi malzemelerde küf gibi sonuçlara sebep olmaktadır. Kaplama malzemelerinin yüzeyinde çiğ sebepli kabarma ve dökülmelere neden olmaktadır.

Birbirlerine uyumlu olmayan malzemelerin kullanılması ile daha öne çıkan bu sorun ısı tutucu malzemelerinde etkileriyle daha büyük zararlara yol açmakta ve duvarlarda siyahlaşma, küflenme gibi sorunlar ortaya çıkarmaktadır.

Yoğuşmaya ait problemler genel planlama ve malzeme uyumu olmak üzere iki şekilde çözüme ulaşabilir. Planlama önlemleri yapı elemanları arasında havalandırma ve yüzeyi belli bir sıcaklık derecesinde tutabilmek için ısı tutucu malzeme kullanmak ya da yüzeysel olarak ısıtılan ısıtmalardır. İç havanın nemini azaltmak, terleme olan yüzeyde hava akımı sağlayarak konveksiyon katsayısını küçültmek yoluyla yüzey sıcaklığını çiğ noktasının üstüne çıkartmak terlemeyi önler.

Yapı elemanları arasında yapılan havalandırmalar, çatı ve döşemelerde yapılan havalandırmalar ile özellikle teras çatılarda su ve ısı yalıtımı tabakaları arasında uygulanan havalandırma yöntemleridir.  Teras çatılarda her 50 m2 ye bir adet 25 mm veya 100 m2 ye bir adet 80 mm lik plastik veya metal boruların ısı ve su yalıtımı tabakalarının arasına inecek şekilde yerleştirilmesi gerekir.

Yapı elemanlarının yüzey sıcaklığı ortam havasının çiğ noktası sıcalığının üzerinde ise bina da terleme söz konusu değildir. Her iki sıcaklığın eşit olması durumunu ise sınır noktasıdır. Bunun dışındaki hallerde ise terlemenin önlenmesi için yapı kesitinde uygun kalınlıkta camyünü, taşyünü, xps, eps, mineral yün gibi bir yalıtım malzemesi kullanılmalıdır. 

Köşelerdeki ısı kaybı normal duvara nazaran daha fazla olduğundan evlerdeki terleme önce bu noktalardan başlar. Duvara ısı yalıtımı (mantolama) yapılarak terleme önlenebilir. Yalıtım duvarların toplam ısı direncini artıracak ve duvar iç yüzey sıcaklığını çiğ noktasına eşit veya daha büyük kılacaktır. 

YOĞUNLAŞMAYA KARŞI ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

 

İstenmeyen terleme, yoğuşma, kararma, küflenme ve donmanın önlenmesi, uygun ısı yalıtımının hem duvarda, hem tavanda yapılması ile mümkün olmaktadır.

Tesisatlarda boru ve havalandırma kanal yüzey sıcaklıklarının terleme kontrolü yapılmalı, yalıtım kalınlığı seçiminde terleme göz önüne alınmalıdır. Buhar hatlarında ise yoğuşan buhar miktarı hesaplanmalı, basınç darbesi oluşmaması için uygun çapta bir boru ile sistemden dışarı alınmalıdır. Yoğuşma miktarı, ısı kaybına dolayısıyla boru yalıtımına bağlıdır. Su tesisatında sıcaklığın donma noktasının altına düşmemesi için gerekli önlemler alınmalıdır. Özellikle ısıtılmayan ve sıcaklığı donma noktası altına düşebilen hacimlerde bu duruma dikkat edilmelidir. Antifriz kullanarak donma olayının önlenmesi tesisatta genellikle önerilmez. Antifrizin pahalı ve korozyona neden olması, pompa yükünü artırması, suyun ısıl kapasitesini düşürmesi gibi sakıncaları nedeniyle antifriz kullanımı uygun değildir. Suyun boşaltılamadığı durumlarda, pompanın sürekli çalıştırılması veya elektrikle ısıtma ekonomik olmayan çözümlerdir. Diğer bir çözüm donmayı mümkün olduğu kadar geciktirecek şekilde yalıtım yapmaktır. Donmaya karşı yapılacak yalıtımda, su buharı geçişi göz önüne alınmalı ve yalıtım malzemesinin dış yüzü su buharı geçirmeyen bir malzeme ile kaplanmalıdır.

 

----------------------------------------------------------------------------------------

 

YOĞUNLAŞMA SÖZLÜĞÜ

 

YOĞUŞMA NEDİR

Yapı elemanlarının iç kısımlarında oluşan ve başlangıçta gözle fark edilemeyen su birikimidir. Yapı içinde oluşan bu su birikimi çeşitli fiziksel olaylar sonucu dışarı atılabiliyorsa, yapı içinde herhangi bir tehlike söz konusu değildir. Aksi durumda, yapı elemanlarına zarar verir. Bu nedenle, yapı elemanı içinde su buharı yoğuşumunun belli bir limiti aşmaması gerekir.    

 

SU BUHARI İLE İLGİLİ TANIMLAR

İnsanın nefes alıp verdiği hava, kuru hava ile su buharı şeklinde iki kısımdan oluşur. Havadaki nem oranı iklim şartlarına göre değişir. Havaya nem vererek veya havadan nem alarak bu oran değiştirilebilir. Ancak nem oranı değişimi belli bir limiti aşamaz. Bu limit, havadaki su buharının doyma sınırıdır. Doyma sınırına ulaşmış havaya doymuş hava denir. Doymuş hava içine daha fazla su buharı verilemez.

 

BAĞIL NEM

Havadaki su buharının kısmi basıncının, aynı sıcaklıkta doymuş havada bulunan su buharının kısmi basıncına oranı, bağıl nem olarak tanımlanır.

 

MUTLAK NEM 

Bağıl nem havada bulunan nem miktarının mutlak değerini göstermez. Nemli havanın birim hacmine karşı gelen nem miktarı, mutlak nem şeklinde tanımlanır. 

 
ÖZGÜL NEM 

Sıcaklığın ve havadaki su buharı oranının değişmesi sonucu, nemli havanın kütlesi ve hacmi değişir. Halbuki iklimlendirme proseslerinde nem miktarının kolayca hesaplanabilmesi için, nem miktarının sabit bir değere bağlı olarak verilmesi gerekir. Hava içinde değişmeyen tek büyüklük kuru hava kütlesidir. Su buharı kütlesinin kuru hava kütlesine oranı özgül nem olarak tanımlanır. 

 
YOĞUNLUK

Nemli hava içinde buluna kuru hava ve su buharı kütlesinin nemli havanın hacmine oranı, nemli havanın yoğunluğunu verir.

 

ÇİĞ NOKTASI SICAKLIĞI

Havanın verilen bir nem oranı için doyma sıcaklığı çiğ noktası sıcaklığı olarak tanımlanır. Doymuş havadaki sıcaklık çiğ noktası sıcaklığının altına düştüğü zaman yoğuşma meydana gelir. 

 

TERLEME

Havada bulunan su buharının yoğuşma sıcaklığının altında bir düzeyle kontak duruma geldiği zaman, havanın içindeki su buharı yoğuşur. Yoğuşmanın su haline dönüşmesi terleme olarak adlandırılır. Terleme çiğ noktası sıcaklığı ile ilgilidir. 

 

BUHAR KESİCİLER

Konstrüksiyon içinde yayılan su buharını keserek engelleyen malzeme tabakalarıdır. Pratikte su buharını tamamen kesmek imkansızdır. Ancak mümkün olduğunca su buharının yayılmasını azalmak yeterlidir. Su buharını yapı elemanının sıcak bölgesinde kesmek gerekmektedir. 

 

SU BUHARI DİFÜZYON DİRENÇ FAKTÖRÜ

Aynı sıcaklık ve atmosferik basınç şartlarında aynı kalınlığa sahip bir hava tabakasına göre; malzemenin bir tabakasının direncinin ne kadar olduğunu gösteren boyutsuz bir orantı sabitidir. Havanın difüzyon direnç faktörü 1‘dir.

 

ÖZGÜL DİRENÇ

Su buharı difüzyonuna karşı gösterilen direnç özgül direnç olarak tanımlanır. 

 

KISMİ DİFÜZYON DİRENCİ

Malzeme kalınlığı olan S ile su buharı difüzyon direnç faktörünün çarpımıdır. “ r ” ile gösterilir. r=µ.S

 

GEÇİRGENLİK

Su buharı geçişine izin veren malzemelerin fiziksel özelliği ile malzemenin birim kalınlığının çarpımıdır. 

Geçirgenlik = Su buharı geçirme kararlılığı x Birim kalınlık

 

BUHAR DİFFÜSYONU

Bir konstrüksiyonda, konstrüksiyonun iki yüzü arasında buhar basıncı farklı ise yüksek buhar basıncına sahip yüzeyden, düşük buhar basıncına sahip yüzeye doğru buhar difüzyonu olur. Buhar difüzyonu nem miktarı fazla olan hacimlerden, nem miktarı düşük olan hacimlere doğru moleküler transport şeklinde gerçekleşir.



 

https://www.izoder.org.tr/dosyalar/teskon-seminerleri/yuzeyde-yogusma-problemi.pdf

 

Bir yorum yaz